ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ
ZALİKE: bu.
EL KİTABU: o kitap.
LA REYBE: şüphe yok.
FİHİ: onda, içinde, kendisinde.
HUDEN: hidayet eden.
Lİ EL MUTTEQİNE: muttakiler için, takva sahiplerine, sakınanlara.
Bakara 2 Meali:
2:2- Bu O kitaptır ki kendisinde şüphe yoktur. Muttakilere hidayettir.
2:2- Bu kendisinde şüphe olmayan o kitaptır. Sakınanlara yol gösterir.
2:2- Kendisinde şüphe olmayan bu kitap muttakilere hidayettir.
Bakara 2 Tefsir:
Kuranı kerim, Allah tarafından arapçaya tercüme edilerek indirilmiş bir kitaptır. Tarih boyunca nebilere konuştukları dilde kitaplar inmiştir. Son nebiye inen Kuran da Allah katından arapça olarak inmiş, geçmiş ve gelecekten haberler vermiştir. O kitap ifadesi tarih boyunca inen Allah kelamını temsil eder.
Muttakiler için hidayettir ifadesi; hidayete ermek için, doğru yola girebilmek için muttaki olmak gerektiğini bildirir. Muttaki: takvalı, sakınan, Allah'a karşı gelmeyen demektir. Kuranı anlayabilmek için önce ''müslüman: teslim olan'' olmak gerekir. Sonra ''mü'min: iman eden'' olmak gerekir. Sonra ''muttaki: takvalı'' olmak gerekir. Bu üç aşamayı geçebilen kişiler Allahın istediği gibi yaşadıkları için cennete girmeyi de hak ederler.
Müslüman olanlar kendilerini yaratan ve sorumluluk yükleyen bir ilah olduğunu kabul derler. Sonra Allahın neler istediğini Kurandan öğrenerek iman ederler. Azami iman şartları ‘’…Ve kim; Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini, son günü inkâr ederse artık muhakkak uzak bir dalalete sapmıştır.’’ [4/Nisa 136] olarak sayılmıştır. Bunlardan şüphe etmeyenler mü'min olurlar. Kendilerinden istenen günahtan sakınma, güzel ahlaklı olma, ibadetlere devam etme gibi hasletleri yapınca muttaki, takvalı olur. Cennete girecek olanlar muttakilerdir.
Rabbinizden mağfirete koşun ve cennete ki genişliği göklerle yer kadar. Muttakiler için hazırlandı. Onlar ki bollukta ve darlıkta infak ederler. Öfkesini yutanlar, insanları affedenlerdir. Allah güzel davrananları sever. Onlar ki çirkin bir iş yaptıkları zaman veya nefslerine zulm edince Allah’ı zikrettiler ve hemen günahları için istiğfar ettiler. Allah’tan başka günahları kim bağışlayabilir? Onlar işlediği yanlışta bilerek ısrar etmezler. İşte onların cezası rablerinden bağışlanma ve cennetlerdir ki onun altından nehirler akar. Orada kalıcıdırlar, ne güzeldir amel edenlerin ücreti. [3/Âli İmrân Suresi 133-136 ]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder