6 Kasım 2019 Çarşamba

39- Zumer Suresi 3

اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُۜ وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۢ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِيُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ ف۪ي مَا هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ

ELA: değil mi, dikkat edin, uyanık olun. LİLLAHİ: Allah’a, Allah için. ED DİNU: din. EL HALİSU: has, katışıksız, saf, arı duru. VELLEZİNE: onlar ki, kimseler. İTTEHAZU: edindiler. MİN DUNİHİ: onun aşağısından.  EVLİYAE: veliler. MA NA'BUDU HUM: onlara tapmıyoruz. İLLA: ancak, hariç, dışında, den başka. Lİ YUQARRİBUNA: bizi yaklaştırmaları için, yaklaştırsınlar diye. İLA ALLAHİ: Allah’a. ZULFA: ilerlemek, yaklaşmak, sunmak. İNNE ALLAHE: şüphesiz Allah. YEHKUMU: hüküm verir/veriyor. BEYNE HUM: onlar arasında. Fİ MA: şeyde. HUM: onlar.  FİHİ: onun içinde, onda, onun hakkında. YEHTELİFUNE: ihtilaf ediyorlar. İNNE ALLAHE: şüphesiz Allah. LA YEHDİ: hidayet etmez. MEN: kim, kişi. HUVE: O. KAZİBUN: yalancı. KEFFARUN: nankör, küfürbaz.

Zumer 3.Ayet Meali

39:3- Dikkat edin, halis din Allah’a aittir. Onlar ki onun aşağısından evliya edindiler. ‘’Onlara bizi Allah'a sunarak yaklaştırmaları dışında tapmıyoruz (derler). Şüphesiz Allah onlar arasında hüküm veriyor, ihtilaf içinde oldukları konuda. Şüphesiz Allah hidayet etmez o yalancı ve nankör kişilere.

39:3- Dikkat edin! Katışıksız din Allah’ındır. Onun aşağısından evliya edinen kimseler ‘’Onlara tapıyoruz ki bizi sunarak Allah’a yaklaştırsınlar’’ (derler) Şüphesiz Allah, onların ihtilaf içinde oldukları konuda hükmünü verecektir. Şüphesiz Allah o yalancı ve nankör kişileri hidayete erdirmez/doğru yola iletmez.

Zumer 3.Ayet Tefsiri

Mekkeli müşrikler Allah'ı yeterli görmüyor, başka ilahlar üretiyordu. Amaçları ise gayet masum görünüyordu ama şirke düşmüşlerdi. Aracı evliyalar edinerek Allah'a yaklaşmaya çalışıyorlar, soranlara ''Bu evliyalar bizi Allah'a yaklaştırıyor, bizi Allah'a tanıtıyorlar, Allah ile aramızı düzeltiyorlar, biz kimiz ki direk Allah'a bağlanalım'' diyorlardı. Yani mekkeli müşrikler kula kulluk ediyordu.

Allahı en tepeye koymuşlar, onun aşağısına kendi ilahlarını koymuşlar, en aşağı da kendilerini koymuşlardı. Allahın astında, insanların üstünde ortada aracılar uydurmuşlar ve buna inanmışlardı. Hiçbir kuvvet onları bağlandıkları evliyalardan koparamazdı çünkü yıllar boyunca kendilerini kandırmışlar, kula kulluğa çok alışmışlardı. Genç müşrikler ise daha kolay dönüyordu çünkü zihinleri fazla kirlenmemişti.

Putperestlik, evliyayı temsil eden bir heykel yaparak onun huzurunda rabıta yapmak, ona kurban kesmek, ona yalvarmak, ondan şefaat dilenmek, kıyamet günü Allahın elinden kurtarması için yalvarmaktır. Putperestlik Allahı yeterli görmeyip aracı tanrılar edinmektir. Bunlar İslam dünyasında tasavvufçularda görülen hastalıklardır. Sufiler İslama sızarak mekkeli müşriklerin dinini yaymışlardır. Diğer dinlerde ise; Hristiyanlarda, budistlerde, hindularda da aracı tanrı edinme hastalığı görülmektedir. Şeytan her milleti aynı oyunla şirke düşürmektedir. Tarih boyunca Allahın yeterli olmadığına inandırmış, aracı tanrılar edinmeyi tavsiye ederek insanları şirke düşürmüştür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder